SAĞLIK TAVSİYELERİ

Sağlık Tavsiyeleri

Farkındalık ile birlikte yemek sürecinde bedenin verdiği mesajları dinlemek önemli bir adım. Vücudumuzda evde yalnız kaldığımız ve aktivitelerimizi minimuma indirdiğimiz bu dönemde serotonin eksikliği ortaya çıkabilir. Serotonin eksikliği başarma konusunda endişeli ve kötümser hissetmeye ve korkuya neden olur. Düşük serotonin seviyesi; kaygı, depresyon ve kendine güvensizlik gibi sorunlara yol açar. Yemek yedikçe serotonin seviyesi yükselir. Yani beyinde serotonin miktarı azsa vücudunuzun ihtiyacı olmamasına rağmen yemek yemeye devam edersiniz. Sık ve yoğun bir şekilde şeker içeren ve karbonhidrat oranı yüksek gıdaları tercih edersiniz ki tatlı gıdalar tüketirken salgılanan endorfin iyi hissetmenize destek olur.

Üzgün, yalnız veya keyifsiz hissettiğinizde ise dopamine ihtiyacınız var demektir. Kırmızı et, kafein, yağlı yiyecekler ise dopamin eksikliğinin yönlendirdiği gıdalar arasında yer alır. Dopamin eksikliği hızlı ve pratik yiyeceklere yönlendirirken yağ içeriği yüksek bu tür yiyecekler dopamin salgılanmasına destek olur ve kısa süreli heyecan ve zevk patlamasına yönlendirir. İşin kötü tarafı ise seratonin ve dopamin açlığını gidermeye çalışırken tükettiğiniz gıdalar bir süre sonra dopamin ve serotonin eksikliğine sebep olur. Tavuk mu yumurtadan yoksa yumurta mı tavuktan çıkar derken bir yiyeceği arzuladığınızda öncelikle ona neden ihtiyaç duyduğunuzu ve en son kaçta yemek yediğinizi düşünün. Ve kendinize bahaneler üretmekten vazgeçin. Bu tip hormonları aktive etmenin en güzel yolu yemek değil sevdiğiniz bir hobi ile uğraşmak ya da spor yapmaktır. 20 dakikalık bir egzersiz bile size yardımcı olabilir.